İş Sağlığı ve Güvenliği Ertelenemez!

Geçen yıl, 1 Temmuz 2017 tarihine 2. kez ertelenen ‘Kamu kurum ve kuruluşları ile 50’den az çalışanı olan, az tehlikeli sınıftaki iş yerlerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alma zorunluluğunun bu yıl da 2020 yılına ertelenmesine dair bir takım hazırlıklar var.

TBMM. web sayfasında, kanun tasarı ve tekliflerinde henüz yer almamasına rağmen, kötü bir anlatımla kaleme alınmış, kamu kurum ve kuruluşlarından bahsedilmeyen ve en önemlisi gerekçesi belli olmayan sözde bir tasarı metni ortada dolaşıyor.

Bu sözde tasarıyı kimin hazırladığı belli değil. Ancak hazırlayanın 50’ nin altında çalışanı olan, az tehlikeli bir iş yeri sahibi veya yakını olduğu kesin. Gerekçe bölümüne bir şey yazamamış! Maksadı benzer durumda olan işverenleri ve yakınlarını harekete geçirmek.

İş Sağlığı ve Güvenliği cephesine bakacak olursak; Tepkili çok uzman olmasına karşın, birleştirici ve ortak eylem önerici bir dernek başkanı dahi yok!

Diyelim ki; Ortalıkta dolaşan bu metin TBMM den bir gece yarısı geçirildi. Dolayısıyla hiç arzu etmesekte, bir kısım iş yeri ve çalışanlarının İSG hizmetlerinden faydalanması 2020 yılına ertelendi.

Ertelenmesi halinde olacaklar;

1. Az tehlikeli sınıfta ve 50 kişinin altındaki yerlerde çalışanlar İSG bakımından korunmamış olacaklar.
2. Bu iş yerleri ve çalışanları kanundaki önlemler alınmadığından ve takip edilmediğinden tehlikelere açık olacaklar.
3. Meslek hastalıkları, iş kazaları sonucunda can ve mal kayıpları artmaya devam edecek.
4. Son yıllarda yaşanan iş kazaları sonrası Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Türkiye’yi 25 ülkenin yer aldığı “Kısa Liste”ye almıştı. “Artık ILO tarafından yakından izlenen Türkiye”nin, iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak adına ciddi adımlar atması gerekiyor.” derken, ILO uymadığımız sözleşmeleri öne sürecek ve ülkemizi takip listesinden kara listeye alabilecek. Ne olmuş? diyeceklere; Yabancı yatırımcı ürkecek, ihracatımız düşmeye devam edecek…
5. İşsizlik nedeniyle umut kapısı haline gelen iş güvenliği uzmanlarının çoğu C sınıfı olduğundan, her ne kadar B sınıfına da vekaletleri mümkünse de gerçekte az tehlikeli yerlerde çalışacak kapasitedeler. Yani tehlikeli yerlerde bulunmaları hem işveren için hem de kendileri için kötü sonuçlar doğurabilir. Ayrıca miktar artınca, arz yüksek talep düşük olduğundan uzmanın fiyatı düşecektir. Bu tür arkadaşlar asgari ücretle tam zamanlı çalışmayı kabul ederek “Fiyat düşerse kalite düşer.” tespitine yardımcı olacaklardır.

Ülkemiz ve çalışanlarımız açısından büyük kayıplara neden olacak ERTELEME nin gerçekte hiç kimseye faydası yoktur.

İş Güvenliği Uzmanları; Çalışanı, işvereni ve iş yerini olası kötü sonuçlardan koruyacak önlemler alınması için çalışmaktadır.

Kazaları ve sonuçlarını erteleyebiliyor musunuz? Meslek hastalıklarına, kaza sonucu yaralanma ve ölümlere kılıf bulmak yerine, tüm çalışanları sağlam geldikleri evlerine sağlam göndermeye ne dersiniz?

O halde TESPİT VE ÖNERİ DEFTERİ’ne yazmakta yarar var:
Gerekçesi her ne olursa olsun, yapılacak ertelemeden vazgeçilmesi TBMM’ne önerildi.

İlk yorum yapan olun

Yorumlarınız için teşekkür ederim.